Gözlerim Kapalı Konya’yı Dinliyorum

12

Orhan Veli Kanık geliyor aklıma İstanbul’da sonra Konya’yı da gözleri kapalı dinlese neler görürdü acaba diyorum. Karar veriyorum gözlerimi kapatıp Konya’yı dinliyorum. Kıvamında bir rakımdayım, malum gözlerim kapalı, sert bir esinti saçlarıma dokunmak yerine alabora ediyor. Düzlük alanda yer alan Konya ovasından da ancak bu beklenir. Sert bir hava zaman zaman üşümekten, parmak uçlarımı hissedemiyorum. Derin bir nefes çekiyorum içime Konya havasından, içim üşüyor, ne de keskin bir soğuğu var. “Suyu sert, insanı mert” İnsanlarının mizacının sert oluşunu açıklamak için kullandıkları bir sözdür.

41

Konya güller şehridir. Toprağından mıdır bilinmez ekilen gül hemen tomurcuklanır, kokusu ile insanı etkisine alır, hormonsuz domates gibi öz kokar. Gül bahçelerine girince ruhun okşanır, bir anlığına bile olsa başka hülyalara dalar ama boğulmazsın.

Birçok Evliya ve Eren’e ev olmuş bir şehirdir Konya, yabancıların bile çok iyi tanıdığı Hz. Mevlana’nın özlü sözlerini şehrin içinde gezerken okumanız mümkündür. Semazen figürlerini de görürsünüz. Şeb-i Aruz zamanında ise Konya ziyaretçi akınına uğrar. Hz. Mevlana’nın Türbesi de ziyaretçi akınından nasibini alır. Türbe ziyareti için gidip de o havayı solumak lazım. Sözlere sığamayacak kadar büyük bir duygu yoğunluğu yaşatır. Türbenin kokusu bile başkadır. Hoşunuza giden bu kokuyu daha derinlere çekmek ve hep hatırlamak isteği duyarsınız. Bu arada gözlerim hala kapalı…

33

Karnım acıktı sanırım çünkü aklıma Konya’nın meşhur etli ekmeğini anlatma fikri geldi. Uzun bir tahta üzerinde getirilir üzerine maydanoz ile motifler yapılmıştır. Yanına çatal, bıçak konmaz ama farklı bir şey istemişseniz o sebeple konulabilir. Şöyle bir parça koparıp, üzerine biraz limon sıkıp biraz da gelen yeşillikten ekleyip il ısırığı attığınızda kenardan sızan yağların üzerinize damlamamasına dikkat edin. O nasıl bir lezzettir öyle! Yağına rağmen onu yeme isteğinize hayır diyemezsiniz.

Konya şekeri bir diğer adı ise Mevlana şekeridir. Eskiden sadece beyaz renk vardı ama teknolojinin dayanılmaz hafifliğinden Konya şekeri de nasibini aldı. Artık her rengi mevcut! Hatta çok değişik şekilleri de var. Tek değişmeyeni tadı; ağzınızın içinde dağılan ve nefesinize ferahlık veren şeker gibi bir şekerdir.

Konya trafiğinde bisikletlilere çok dikkat etmelisiniz. Bölgesel bir özellik olarak bisiklet kullanımı hat safhadadır. Soğuk havalarda bile kendilerince buldukları hava şartlarına uyarlanmış sistemlerle bisikletle ulaşım sağlamaya devam ederler.

Konya’da belediyecilik farkını hemen gösterir. Çok düzenli yerleşim planının yanı sıra düzenli park ve bahçeleri vardır. Hatta bu konuda Konya’nın üzerine il görmedim henüz dersem abartmış olmam. Çimenlere basmayın levhasını göremezsiniz oysa her alan çimlendirilmiştir. Park alanları çok büyük olmasına rağmen hafta sonları ve tatillerde yer bulmak için erken davranmak zorunda kalırsınız. Örneğin; Kozağaç, Evliya Çelebi Parkı, Seladdin Eyyübi gibi…

Hz. Mevlana Türbesine yakın olan Eski Garaj mevkiinde ise mistik bir hava vardır. Yaşarken de hep yalnız olan Şems Tebrizi Türbesi de yine tehna. Oysa Şems Tebrizi gaybın güneşidir benim de aşk ile bağlandığım bir yürek. Oraya kadar giderseniz benden de selam götürün sakın ola ziyaret etmeyi unutmayın. Âşıklar ölmez, gözlerim kapalı aklımda yine sen varsın

Dükkânlar Japon mimarı gibi küçük ve basık, han şeklindedir. Aradığınız her şeyi oradan bulursunuz. Balıkçılar bile o bölgededir. Doğal gıda isterim diyorsanız köylüler de orada ürünlerini satarlar.

Kışın bir sis çöker Konya üzerine hat şeklindedir. Hava kirliliği oranı diğer illere göre daha fazladır. Buna sebep kullanılan yakıtlar ancak şimdi doğalgaz ile tanışan Konya hava kirliliği oranını da düşürmeye çalışmaktadır.

Konya’nın plakası 42 olduğundan 42 katlı bir bina yapılmıştır. Plaka numarasına nispeten yapılan bu bina Konya’nın en yüksek binalarının başında gelir. Hipermarket olayında sınır tanımayan bir il. Her mevkide rahatça ulaşabileceğiniz bir hipermarket mevcuttur. Durum böyle olunca müşteri memnuniyeti ile fark oluşturmaya çalışılıyor. Bu marketlere ulaşmak ve geri dönebilmek için şehrin her yerine servisleri vardır. Yeni yapılan yollar ile trafiği rahatlamıştır ancak bundan önce şehirdeki tramvay hatları zaten gerekli kolaylığı ve rahatlığı sağlamaktaydı. Yeni yapılan köprüler sayesinde de ışıklara hiç takılmadan gideceğiniz yere ulaşmanız mümkün.

Selçuklu üniversitesine gelen öğrencilerin Konya’nın yerleşik kültürünü değiştirme gibi bir özelliği olmuştur. İçe dönük bir sosyal hayata sahip olan bu ilimizde bazı taşlar yerinden oynamaya başlamıştır.

Konya turlarla ziyaretçilerin gezebileceği bir sisteme çoktan oturmuş bir ildir. Çoğu ilden günübirlik geziler ile sürekli ziyaret mekânlarının doluluğu ile göze çarpmaktadır. Deniz sahilinde bile göreceğinizden daha fazla turisti Konya’da görme ve tanıma fırsatı vardır.

Bu kadar sözünü etmişken Hz. Mevlana’nın türbesi ziyaret edilmeden olmaz.

07 Ekim 2008

Paraf

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Gözlerim Kapalı Konya’yı Dinliyorum için 18 cevap

  1. Nureddin der ki:

    Muhteşem bir yazı olmuş bir şehir her yönüyle böyle anlatılabilirdi.

  2. Hasbihalim der ki:

    Konya bazı yönleri ile harika bir şehir. Fakat eski tadı tuzu yok. Bir şehir bu kadar hızlı ve bozuk bir değişim geçiremezdi. Değişime evet ama ahkali yozlaşma ile gelen değişime hayır…

  3. Paraf der ki:

    cilvelikahve

    Nureddin der ki:
    12 Nisan 2011 tarihinde, saat 22:22

    Muhteşem bir yazı olmuş bir şehir her yönüyle böyle anlatılabilirdi.

    Muhteşem olan okuyan gözlerin sahibi olduğu yürektir, teşekkür ederim.

  4. Paraf der ki:

    kahve

    Hasbihalim der ki:
    13 Nisan 2011 tarihinde, saat 09:44

    Konya bazı yönleri ile harika bir şehir. Fakat eski tadı tuzu yok. Bir şehir bu kadar hızlı ve bozuk bir değişim geçiremezdi. Değişime evet ama ahkali yozlaşma ile gelen değişime hayır…

    Hasbihalim sözlerini paraflıyorum değişim demek yozlaşmak demek değildir.

  5. Hasbihalim der ki:

    Sayın Paraf toplumumuzda yanlış bir algı var her değişime her yeniliğe her açılıma evet deme algısı oluştu ne yazıkki. Toplumun değer yargılarını kültürünü alıp götüren değişime evet demiyorum ve demeyeceğim.

  6. Paraf der ki:

    Ben de demiyorum ve demeyeceğim. Nerede bir kötülük var onu hemen örnek alırız ahlak çöküntüsü yaşıyoruz bence ekonomik krizden daha büyük bir kriz bu.

  7. Hasbihalim der ki:

    Çarpık bir değişime kötüye gidişe evladını düşünen hiç kimse evet demez zaten.

  8. Paraf der ki:

    Kimse evet demez ama yaşantılarına bakınca herkes çoktan evet demiş.

  9. Hasbihalim der ki:

    Paraf der ki:
    13 Nisan 2011 tarihinde, saat 23:30 (Düzenle)
    Kimse evet demez ama yaşantılarına bakınca herkes çoktan evet demiş

    Sayın Paraf bir Japon eğitimcinin Rahmetlik Özal’a dediği gibi bu millete kültür şoklaması yapmak gerekir. Çanakkale’de niye savaşıldı, kurtuluş savaşı niye verildi diye.

  10. Nureddin der ki:

    Bir Çanakkale daha olmadı ve olamaz dünyada. Dünya düzenini değiştiren bir savaştır Çanakkale.

  11. Paraf der ki:

    O yüzden herkes Çanakkale Şehitliğini ölmeden bir kez de olsa görmeli.

  12. Nureddin der ki:

    Mutlaka görmeli sonuna kadar haklısınız. Fakat Çanakkale’ yi görüpte içi sızlamayan Türk olamaz diyorum. Orada öğrendiğim bilgiler ne yazıkki bizi fazlası ile üzdü Şehitlerimizin kemiklerinin 1950 lere kadar toplanmaması ne kadar vahim…

  13. Paraf der ki:

    Benim de içimi sızlatır bu durum.

  14. Hasbihalim der ki:

    Kurabiyeler çok iyi geldi midem bayınmıştı zaten. 😆

  15. Paraf der ki:

    İyi o zaman çayı da ben içerim. 😆

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir