İşlerinde samimi olmak

 

Genç adam sıkılarak babası yerine koyduğu ve kendisi daha küçükken ölen babası yerine büyüten amcasına dönerek :

“Amca sana bir şey sormak istiyorum, benim üzerimde emeğin çoktur bunları ödemem mümkünde değildir.”

“Bak evlat sen bana önce Allahın sonra babanın emanetisin. Ben bunun karşılığını senden almak için yapmadım. Cenabı Allah yaptığımız her iyiliğin karşılığını misliyle verecektir. O nedenle bana borcun yoktur. Borcun Allahadır. Sende fakirin yetimin elinden tutarsan borcunu hem bana hem Allaha ödemiş olursun. Şimdi soracağın soruyu sorda bildiğimiz bir şeyse cevaplayalım inşallah.”

“Çalıştığım fabrikada çok çalışmama patronun bir dediğini iki etmememe bazen özel işlerini bile yaptığım hatta arabalarını yıkamama rağmen beni değilde başka bir arkadaşımı ustabaşı yaptılar. Şimdi ayaklarım fabrikaya gitmek istemiyor. Ne yapayım amca ne tavsiye edersin?”

“Ah evlat, sana elbette tavsiyem olacak. Öncelikle yaptığın işte samimi olmanı ve kendini işine vermeni tavsiye edeceğim. Önemli olan patronun gözüne girmen için onun arabasını yıkaman değil işini dürüst yapmandır. Helal kazanç için başkasının beğeneceği şekilde değil Allahın beğeneceği şekilde davranman gerekir. İstersen sana Mevlanadan bir hikaye anlatayım.”

“Elbette isterim senden hikaye dinlemeyeli hayli zaman oldu.”

“Mevlana mesnevisinde bir dervişin hikayesini şöyle anlatır. Derviş iftar vakti bir davete katılır ve evine gelir gelmez hanımına “Hatun acele bir şeyler hazırlada yiyeyim der.” Karısı; “Sen iftara davetli değilmiydin? Orada karnını doyurmadın mı?” “Hatun haklısın davette idim ama bu derviş boğazına bile sahip değil demekki iyi bir derviş değil diye düşünmesinler diye az yedim doymadan sofradan kalktım.” Karısı; “sen namazını kılıncaya kadar ben sofrayı hazırlarım haydi sen namazını kılıver!” “İyide ben namazımı orada kıldım.” Karısı; “Sen elalem ne der diye yemeği az yemişsin, başkası namaz kılışlımı beğensin diye mutlaka uzatmışsındır. Buda gösterişe girer ve namazın kabul olmaz sen namazını tazele” der. Derviş hatasını anlar ve o günden sonra yaptığı işlerde gösterişten uzak durur ve çevresinde makbul bir derviş olarak tanınır. Sanada düşen O derviş misali gösterişten uzaklaşıp işine samimi olarak sarılmandır.”

Bu yazı Hasbihal Hikaye kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir