Batırık sıkılayın

Batırık sıkılayın

            1960 yılların sonuna doğru Ermenek’e bir kaymakam atanır. Kaymakam yöreyi daha iyi tanımak insanlarla kaynaşmak için gelir gelmez köylere gezmeye çıkar. Köyün birisinde akşam geç vakit mahalli yiyeceğimizdir diyerek batırık ikram edilir. Batırık kaymakamın hoşuna gidince biraz fazla kaçırmış. Fazla kaçırmış kaçırmasına ama gece karındaki bulgur şişmiş karnı davul gibi olmuş. Uyumak ne mümkün doktora gitmiş fayda yok. Sabaha kadar hiç uyumadan evin içinde dolaşıp durmuş.

            Aynı yıllarda Göktepe’yi Taşkent’e bağlayacak yol için çevre köylerin insanları kazma kürek imece usulü çalışmaktadır. Fakat bir yerde büyük bir taş vardır taşın dinamitle patlatılması gerekmektedir. Kasabanın ileri gelenleri hem Kaymakama hayırlı olsun hem de gerekli olan dinamit konusunda yardım istemek için huzura çıkarlar.

            “Efendim biz kasabamız ve çevre halkı ile beraber çalışarak yol açıyoruz bize dinamit lazım.” Kaymakamın bir gece önce çektiği sıkıntılar hala yüzüne yansımaktadır.

            “Siz buralı değil misiniz? Batırık bilmez misiniz?”

            “Biliriz efendim!”

            “Bende bilirim. Siz gidin taşı oyduğunuz yere dinamit yerine batırık sıkılayın. O taş sıkıntıdan kendi kendine patlar!”

Bu yazı Hasbihal Doğumdan Ölüme Göktepe kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Batırık sıkılayın için 3 cevap

  1. kardelen der ki:

    Valla güzel çalışma olmuş. Atalarımız ne demiş “Bilmediğin aş, ya karın ağrıtır ya baş!”
    🙂

  2. kardelen der ki:

    Ve hatta :))

  3. Nureddin der ki:

    Batırmayı neden fazla sevnediğimi şimdi daha iyi anladım… :lol:,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir