KAMYONLAR

eski kamyon resmi ile ilgili görsel sonucu

KAMYON

Köyümüz etrafı tepelerle çevrili derin bir vadinin içinde ve ulaşımın oldukça zor olduğu bir bölgede idi. Hatta bir yazar bu yöre için tekerleğin değmediği yer diye çok hoş bir benzetme yapmıştı. Dağlar geçit vermez yalçın kayalar gibi set olmuştu bir yerden bir yere gitmenin önünde.  Yörede at arabası kağnı gibi bir taşıma aracı bile yoktu. İnsanlar harmanlarını odunlarını samanlarını ya sırtlarında ya eşek ya da katır ile taşıyorlardı. İnsanoğlunun doğa ile savaştığı en belirgin yerdi sanki bizim topraklarımız.

Beş altı yaşlarındayken yüzünü hiç hatırlamadığım halamlar köyden bir kamyonla köyden taşınmışlardı. Köyde tek ulaşım aracı olarak bir kamyon vardı. Nerde olursan ol kamyonun sesini duyardın. Köyde ki tek farklı ses kamyon sesi olunca algıda seçicilik oluyor ve kamyon sesi hemen dikkatimi çekiyordu. Kamyon köye geliyorsa içimi bir sevinç ve ümit dalgası kaplıyordu. Belki halam köye geri geliyordu. Yüzünü bile bilmediğimin halam bir daha geri dönmese de köye gelen her kamyon mutlu ederdi beni.

Aradan zaman geçti köye gelen kamyon sayısı çoğalmaya başladı. Ormanlara yol açılmış bu yolla beraber bir ağaç kıyımı başlamıştı. Her gün birkaç kamyon kereste veya odun gider olmuştu kamyonlarla. Çok uzaktan gelen kamyonu çıkardığı tozdan biliyorduk artık. Yaşımız büyümüş dağlarda hayvan otlatır olmuştuk. Köyden çıkan kamyonun ne kadar sonra hayvan otlattığımız yere geleceğini tahmin eden abiler yola taş döşerler taşı gören kamyoncu yavaşlar abilerimiz kamyonun arkasına asılarak tutunarak binmeye çalışırlardı. Bu binme sonucunda yaralanan birçok kişi olurdu. En komik tarafı kamyondan atladıktan sonra birkaç kilometre geriye yürüyerek gelmeleri üst başlarının tanınmayacak kadar tozlu olması idi.

Komşumuzun benim yaşımda olan oğlu ile hayvanları salmış orman içinde onların yayılması için salmıştık. İkimizde bir ladin ağacının altına oturmuş konuşurken, oturduğumuz yerin aşağısından koşarak bir adam gelerek ikimizi bir güzel dövmüştü. Sağlam bir dayak yedik hiç sebebini bilmeden adam hem dövüyor hem sövüyordu bize. Kimin çocuğu olduğumuz bilgisinde alıp bağırarak yanımızdan ayrılmıştı adam. Biz neden dayak yediğimizi anlamaya çalışırken bizden büyük birkaç kişi gülerek yanımıza gelip bizimle alay etmeleri de işin cabası idi.

Akşam eve gelince babam anlatmıştı olayı biz hiç görmediğimiz bir kamyonu taşladığımız için yemişiz dayağı. Babama durumu anlattık oda sana inanıyorum deyince en azından kamyon yüzünden evde dayak yememiştik. Toroslara gelen kamyonları hiç sevmedim oldum olası. Güzelim ormanları sanki onlar katletmiş sanki sadece o köyden ayrılmaları sağlamış sanki sadece dünyada ki şiddetin tüm sebebi onlarmış gibi görürdüm kamyonları.

Şimdi köylerimiz bomboş sadece birkaç yaşlı kaldı. Gençlerimiz çoktan şehirlerde iş buldu oraya yerleşti. Ah kamyonlar ahhh ! Siz boşalttınız köyümüzün insanını ve ormanlarını…

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir